Hoppala hoptan, annem bana bir ceket dikti çerden çöpten, ilikleri sarımsaktan, düğmeleri turptan, sonra da bana bir gemi satın aldı…
Devamını Oku »Sayılar
Bir varmış bir yokmuş. Bazen her şey için çok geç olurmuş. Vakti geldiğinde, bulutlar yağmuru yüreğinde toplar ve ekinleri büyütmek…
Devamını Oku »Evvel zaman içinde kalbur saman içinde çok uzak diyarlarda bir kasaba varmış ve bu kasaba da, öyle böyle bir kasaba…
Devamını Oku »Bundan masallar önce, kırmızı gelincik çiçeklerinin her nisan süslediği ülkede bir kral yaşarmış. Bu kral, yedi cihanda kurduğu hayâllerin gerçek…
Devamını Oku »Ayakkabı boyacısı Kadir yine eski, yırtık ayakkabılarıyla tren garının en gölge köşesini kapmıştı. — Boyaczii, boyaczii! … Boyayım mı abi?…
Devamını Oku »Kültür, özellikle de milli kültür dediğimiz zaman tarih sahnesinde ortaya çıkışından itibaren sergilediği ve toplum olarak benimsediği, benimsettiği, kabul ettiği…
Devamını Oku »Evvel zaman içinde kalbur saman içinde çok uzak diyarlarda bulunan küçük bir şehrin, Kalem ilçesinde bir aile yaşarmış. Bu ailenin…
Devamını Oku »Öğretmenlik sönmez bir öğrenme ateşidir benim için. Çocuklar ise o ateşin kıvılcımları. İçimizi ısıtan, ateşiyle dünyayı aydınlatacak olan kıvılcımlar. O…
Devamını Oku »Bir varmış bir yokmuş. Bir ne kadar az ve iki ne kadar çokmuş. Dünyada ölümden başka çaresi olmayan hiçbir şey…
Devamını Oku »Bir varmış bir yokmuş. Akıllı ve deli kullar çokmuş ama bizlerden delisi hiç yokmuş. O zamanlar bir şey için çok…
Devamını Oku »









